Terk Sebebiyle Boşanma Nasıl Gerçekleşir?

Terk sebebiyle boşanma nedir ve terk sebebiyle boşanma koşulları nelerdir? hakkında bilgi almak için hazırladığımız yazımızı okuyun.

Evlenme,  içeriği itibariyle eşleri ortak bir yaşam kurmaya ve hayatı birlikte yaşamaya mecbur eder. Bu nedenle eşlerden birinin ortak hayatı kesintiye uğratacak bir davranışta bulunması TMK uyarınca boşanma sebebi sayılmıştır.

Buna göre; Terk,  eşlerden birinin, iradi olarak evlilik birliğinin kendisine yüklediği edimleri yerine getirmekten kaçınmak amacıyla, hukuka aykırı bir şekilde ve devamlı olarak ortak hayatı terk etmesi yahut haklı bir neden olmadan ayrı yaşamasıdır.

Terk nedeniyle boşanma davasının açılabilmesinin kanundan doğan bir takım şartları bulunmaktadır. Bu şartlar şu şekilde sıralanabilir.

1-Terkin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

Eşler arasında yaşanan bir ayrılık durumunun terk olarak adlandırılabilmesi için kasti, haklı olmayan ve hukuka aykırı bir durum bulunması gerekmektedir.

Örneğin,  eşin askerlik durumu nedeniyle 15 ay evden ayrı kalacak olması haklı bir nedene dayandığından terk olarak adlandırılmaz.  

Ancak, haklı bir nedenle (askerlik, iş vs) evden geçici süre ile ayrılmış bulunan eşin haklı neden ortadan kalktıktan sonra eve dönmemesi terk anlamına gelir.

Eşlerden birinin bir diğerini evden kovması durumunda evden kovulan ve ayrı yaşamak zorunda kalan eş aleyhine terk davası açmak mümkün değildir. Böyle bir olay yaşanması halinde hakkında terk davası açılabilecek kişi “kovan eş” olacaktır.

Yine, hakim kararıyla ayrı yaşamalarına karar verilen eşlerin ayrı yaşamaları halinde terk durumundan bahsedilemez.

Aynı zamanda, eşler arasında görülmekte olan bir boşanma veya tedbir nafakası davası bulunması halinde eşlerin ayrı yaşama hakkı doğacağından  bu ayrı yaşama hali de terk anlamına gelmemektedir.

Böyle bir durumda ancak bu davaların reddedilip kesinleşmesi halinde evi terk eden eş kesinleşme kararı olmasına ve kesinleşme kararının üzerinden  dört ay geçmesine rağmen ortak eve dönmemişse terk etmiş sayılır.

2-Terk durumunun en az 6 ay boyunca devam etmiş olması gerekmektedir.

Terke dayalı boşanma davası açabilmek için terkin en az 6 ay devam etmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

Terkin üzerinden en az dört ay geçtikten sonra terk edilen eş aile mahkemesi veya noter aracılığı ile terk eden eşe iki ay içerisinde eve dönmesi konusunda bir ihtar gönderir.

İhtarnamenin geçerli olabilmesi için eşe en az iki aylık süre tanınmış olması, (bu iki aylık süre Mahkemece terk eden eşin eve dönmesi için eve dönüş parası belirlendiyse eve dönüş parasının terk eden eş tarafından alınması yahut alınmasından imtina edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.) eve dönüş çağrısı yapılan evin tarafların ortak iradeleri ile tercih ettikleri bir ev olması,  ihtarın samimi olması, evin anahtarının terk eden eşin her an ulaşabileceği bir yere bırakılmış olması ve ihtarda açıkça eşin 2 ay içinde eve dönmemesi halinde boşanma davasının açılacağının yer alması gerekmektedir.

İhtarnamenin gönderilmesinden sonra terk eden eş ihtarın samimi olduğunu düşünüp eve dönme kararı alırsa boşanma davası açılamaz. Aynı zamanda Yargıtay’ın yerleşmiş görüşüne göre, terk ihtarının ardından eve dönen eş eşinin o güne kadar olan kusurlu davranışlarını affetmiş sayılacağından daha sonra terkten önce yaşanan olayları gerekçe göstererek boşanma davası açması mümkün değildir.

Yukarıda da detaylıca değindiğimiz üzere,  terk nedeniyle dava açabilmek sıkı sıkıya şekil şartlarına bağlı kılınmış mutlak bir boşanma nedenidir.

Bu nedenle, terke dayalı boşanma davası açıldığında Mahkemece yapılacak olan şey terk olgusunu oluşturan durumun varlığını ve terk ihtarının geçerli şekil şartlarına uygun gönderilip gönderilmediğini incelemektir.

Mahkemece, terke dayalı boşanma davasında ortak hayatın taraflar için çekilmez hale gelip gelmediğini incelenmeyeceği gibi ancak terk eden eşin eve geri dönmemesinde haklı bir nedeni var ise terk eden eş bu iddiasını ispatlamakla yükümlü olacaktır.

Mahkeme terk ihtarının şekil şartlarına haiz olduğu ve terk eden eşin usulüne uygun eve dönüş çağrısına rağmen eve dönmediği kanaatinde olursa tarafların terk nedeniyle boşanmalarına karar verir.

Değinmekte fayda vardır ki, kanunumuzda terk süreci için işletilen süreler kısa tutulmuş olup, ortada gerçek bir terkin bulunması halinde,  terke dayalı olarak açılan boşanma davası evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı olarak açılan bir boşanma davasından çok daha kısa sürede sonuçlanacaktır. Terk sebebiyle boşanmak için “Avukata Sor” hizmetimizden yararlanarak büromuzun avukatlarına iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Aile HukukuKadın Hakları

aileboşanmaterk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


İletişime Geç
close slider

WhatsApp chat